28 Aralık 2007 Cuma

bugün oğlumun doğum günü

28.12.1994 canım oğlumun doğum günü. Aslında akşam yazımı yazıcaktım ama doğumgünü çocuğuna baskın yapılınca yazı bu saate kaldı ve tarihte oynama oldu ama olsun biz çok güzel bir gece geçirdik. Canım oğlumu kucağıma aldığımda çok gençtim. Daha tam olarak çocuk kavramını kendimde yorumlayamıyordum bile ama o öyle güzel bir duygu ki hayatta aldığım en eşsiz yeniyıl hediyesi oldu bana.Dün gibi hatırlıyorum bizim eve gelen o parlayan yıldızı.Ne kadar da güzeldi küçücük bir surat kıpkırmızı bir dudak oyuncak gibi bir şey.Evimizin neşesi dedelerinin nenelerinin hem benim hem de eşimin ailesindeki ilk bebek.Bebeğim meleğim ne kadar çabuk büyüdü kocaman oldu.Bana arkadaş oldu. Şimdi de bebekliğindeki kadar tatlı, şirin, neşeli. Dilerim hayat sana tüm istediklerini sunar. Şansın her anında yanında olur. Mutlu, başarılı, sevgi dolu, huzurlu bir hayat yaşarsın. Bu kadarla kalmaz tabii bir anne daha neler neler diler ama sığmaz ki yetmez ki sayfalar. Herşey gönlünce olsun yavrum.Öperim o tombik yanaklarından.İyiki varsın iyiki doğdun canım oğlum.

26 Aralık 2007 Çarşamba

Mandalina Şerbetli Revani

Portakallı olurda mandalinalı olmazefendim. Olur olur acil durumlarda olur. Aslında portakallı revani olarak yola çıkmış olan hazırlık aşaması evde sadece mandalina kalmasıyla mandalinalı revani olarak tamamlandı. Bayramda bizim gelenek haline gelmiş olan meşhur nokul yapılır evlerde. Bende pek yeni olmama rağmen yinede eve bayram havasını estirmek için her bayramda yaparım. Yalnız bu bayram yapamadım. Çünkü nokul çok uzun zamanımı alıyor. Ben biraz hamur açma özürlü olduğum için çoook ır ır yapabiliyorum bu işi dolayısıylede zamana yetişemediğimden bu bayram yapmasamda olabilir diye düşündüm.Yetiştiremedim işlerimi kardeşim yaa bayram temizliği, okul gidiş gelişleri bu arada kız da hasta oldumu sanki bana da çok misafir gelicekmiş gibi elimi öpmeye bir iştahla heryeri döktümmü. Tabii mutfağa vakit kalmadı. Ancak arife gecesi dolma sarabildim sabah kahvaltıda misafirlerim vardı, öğleden sonrada tatlı yapabildim.Ammaaaaaa yaptım yani eksik kalmadı. Çok yorulmuştum çabuk yapılabilecek, yenilebilecek, beğenilebilecek bir tatlı olmalıydı ve aklıma revani geldi. Hemen açtım blogları gezdim gezdim aradığım tarifi nino da buldum. Yalnız şerbetinde portakal var. Allah Allah şimdi bu portakalsız olmazmı ki acaba ya güzel olmazsa ama güzel oldu diyor. Yemiş baksana sizde yiyin diyor. Dur kız bir deneyeyim noolcak ben yerim.Hahahahaa. Çıkardım malzemeleri o da ne portakal yok. Ama 2 kilo mandalina var. Bende mandalinalısını yaparım.o da onun kardeşi.Bak bak cesarete bak. Hem ilk defa deneyeceğim hem de tarifi değiştiriyorum.Arada tutar böyle inadım bir şey yapacaksam kötü de olsa iyi de olsa yaparım.Genelde de galip gelirim hehehe.Neyse yaptım aynen tarife portakal haricinde sadık kalarak ve çok güzel oldu. Bende yedim herkez de yedi yani hepsini ben yemek zorunda kalmadım. Komşularım da beğendi. Hatta biz de yapalım tarifi yaz bilem didiler.Ninoooooo duyuyomusun bak senin revani burada meşhuur olduuuu. Malzemeleri burada nino'dan yazıcam. Tarifi kendi yaptığımı artık siz ister portakallı yaparsınız ister mandalinalı ikiside güzel aromalı tatlılar.Afiyet olsun.........

Malzemeler

3 yumurta
5 kahve fincanı şeker
1 su bardağı yoğurt
5 kahve fincanı un
1 kabartma tozu

Şerbet için

3 su bardağı su
3 su bardağı şeker
3 portakal kabuğu rendesi
1 portakalın suyu


ben burada 3 mandalina kabuğu rendesi ve 2 mandalinanın suyunu
kullandım.Mandalinalar baya suluydu 3 de olabilir.

Hazırlanışı

Şerbet malzemeleri bir tencereye konularak kaynatılır. Kaynayınca mandalina suyu ilave edilir ve biraz daha koyulaşıncaya kadar kaynatılır ve ılımayarakılır.
Revani hamuru da , yumurtalar ve şeker mikserle çırpılıp diğer malzemeler de ilave edilerek çırpıldıktan sonra yağlanmış tepsiye dökülerek 180 derecede pişirilir. Piştikten sonra kesilerek keki ve şerbeti ılık olarak dökülür. Afiyet olsun.

22 Aralık 2007 Cumartesi

En Tatlı Hediyeler Etkinliği ve portakal reçelli kurabiyeler

Çocuklar sürekli atıştırmalık birşeyler istiyorlar ve bakkalda satılan eti cin isimli bisküviyi çok seviyorlar. Bir akşam yine vakitsiz ,''olsa yerdik'' dramalarıyla beni tavladılar ve çay saatine kadar bu harika kurabiyeleri yaptım. Artık kurabiye mi deriz eti cin mi deriz bilemem. Gerçekten eti cin lezzetinde oldu ve evde yaptığım için daha çoook oldular. Bende hazır tatlı tatlı kurabiyelerim varken en tatlı hediyeler etkinliğine gönderiyim bari dedim. Sevgili Burçin'in düzenlemiş olduğu en tatlı hediyeler etkinliği tatlı tatlı geçer umarım.Buradan da kendisine kolay gelsin diyorum.

Malzemeler
Daha önce yaptığım kurabiye tarifimin malzemelerini kullandım. Buradan bakabilirsiniz
Tek fark bu tarifte portakal reçeli var. Siz istediğiniz bir reçeli de kullanabilirsiniz.


Hazırlanışı

Malzemeler sırasıyla karıştırılıp çok sert olmayan bir hamur elde edilir. Bir merdane yardımıyla
hamur açılıp gül kalıplar kesilip yağlanmış tepsiye dizilir.Gül kalıplardan tepsiye dizdiğiniz sayı kadar güller kesip bu güllerin de ortasından yuvarlak kesip delik gibi yaparız ve tepsideki kalıpların üzerine yerleştiririz. Ortada kalan yuvarlaklara reçelimizden taşmayacak şekilde koyup az ısılı fırında pişiririz. Eti cin tadında kurabiyeleriniz hazır.Afiyet olsun....

16 Aralık 2007 Pazar

Yerlimalı Haftası ve Gülen Muffinler


Bugün kızımın sınıfında yerlimalı haftası kutlanıcak.Bugün diyorum saat itibariyle gece 12:00 yi geçtiği içindir efem.Cuma akşamı okul çıkışında veliler aralarında ne yapacaklarını kararlaştırmışlar.O akşam kızımı almaya babası gittiği için katılım konusunda bilgim olmadı ama kızım,'' öğretmenimiz anneleriniz birşeyler hazırlasın pazartesi getirin'' dedi ve ben ne yapacağıma bir türlü karar veremedim.Kimler ne yapacak hangi tarifler olucak diye düşünürken nasılsa kek yapan olur ben de kekin alternatifi olarak gülen muffinler yapiyim bari diyerek kolları sıvadım. Buzlukta biraz royal icing de vardı onunlada süsledim. Tabii süslerken benim kız dururmu o da bana yardım etti çenesiyle ona laf yetiştirirken ağız burun pek olmadı ama çocuklar yine de sever diye düşünüyorum.Şimdi tarifi veriyim.

Malzemeler

2 yumurta
4 fincan şeker
2 fincan sıvı yağ
2 fincan yoğurt
6 fincan un
kabartma tozu
kakao
vanilya

Hazırlanışı

Yumurta ve şeker iyice çırpılır. Sonra yağ ve yoğurt eklenir ve çırpılır.Kabartma tozu, kakao ve vanilya una eklenerek karışıma ilave edilir iyice karıştırılır ve muffin kalıplarına dökülerek 170 derecede pişirilir.Üzerini isteğe göre süslersiniz.Afiyet olsun...

15 Aralık 2007 Cumartesi

Ye # 29 Zeytinyağlılar Etkinliği Zeytinyağlı Bezelye ve Biber Dolması

Sevgili Aysel'in düzenlemiş olduğu Zeytinyağlılar Etkinliğini kaçırmamak için tarih kollarken neredeyse son gün değil son dakikalara kaldım. Malum bayram temizliğine kalkıştım ve hala devam ediyorum.Hafta içine fazla iş bırakmamak istiyorum çünkü çocukların okulu yerlimalı haftası falan derken işler baya iç içiçe girecek. Bu arada yemekten sonra etkinlik tarifimi hazırlarım diye düşünürken bılaşıkları yıkarken benim gider borusu tıkanmış taşmaz mı off offfff. Yani olucak iş mi şimdi bu bana yapılırmı boruuuuu. Şöyle keyifli keyifli hazırlayıp oturup çayımı içicektim yaaa. Neyse temizledim erken olucakmış geç oldu napalım.Akıllılık etmişim ki bezelyeleri önceden haşlamıştım geç kaldım ama haşlamayı bekleseydim daha da geç olucaktı. Bak Aysel'ciim iki eli kanda olsa misali etkinliğine yetiştim canım.Etkinliğin çok güzel gidiyor sayfanı ziyaret ettim biraz önce çok güzel tarifler ve hiç yemediğimiz tatlar var. Bende 2 tarifle katılıyorum Biber dolması daha önce verdiğim bir tarifti onu da koydum bu akşam da zeytinyağlı bezelye yaptım. Umarım beğenirsiniz.Katılan herkezin ellerine sağlık en çok ta bizi bu zeytinyağlılarla buluşturan sevgili Aysel'in ellerine ve emeğine sağlık derken tarifime geçiyorum. Afiyet olsun..


Malzemeler


2 adet soğan
2 adet patates
2 adet havuç
1 kilo bezelye
pulbiber
karabiber
3 adet kesme şeker
sıvı yağ
Yarım çay bardağı nar ekşisi
tuz
1 bardak su


Hazırlanışı


Bezelyeler haşlanıp bir kenarda süzülür. Soğanlar yemeklik doğranıp sıvıyağda kavrulur.Küp doğranmış patates ve havuçlar soğanlara eklenip kavrulur. Son olarak ta bezelyeler ilave edilip iyice kavrulurlar.Tuz, karabiber,pulbiber, kesme şeker eklenip 1 bardak su koyularak kapağı kapatılıp suyunu çekene kadar pişirilir.Suyunu çektikten sonra nar ekşiside ilave edilip biraz kavrulduktan sonra ateş kapatılır ve soğuk servis yapılır. Nar ekşisi koyduktan sonra renkte koyulaşma oluyor ama bezelyenin kendisine has olan kokusunu bastırıyor ve çok güzel bir lezzet katıyor.Afiyet olsun....

NOT:Zeytinyağlı bezelye tarifini ben de ilk defa yaptım. Nar ekşisi gerçekten çok lezzet verdi ve farklı bir zeytinyağlı tadı oldu. Yalnızzz bu notu yazmak zorunda hissettim kendimi çünkü birkaç saat sonra nar ekşisinden dolayı sebzelerin renkleri koyulaşıyor.Yapanlar olursa aranızda bu değişimden dolayı şaşırmayın diye yazıyorum. Sevgiler...




Biber dolması tarifimi daha önce verdiğim için BURADAN ulaşabilirsiniz.Afiyet olsun....

12 Aralık 2007 Çarşamba

Portakalda Kereviz Salatası

Malzemeler

5 - 6 adet portakal
2 adet kereviz
1 kase yoğurt
sarımsak
ceviz
1 çay bardağı mayonez
pulbiber
karabiber
tuz

Hazırlanışı

Portakalların kabukları soyulup yuvarlak dilimlenir ve bir kenarda bekler. Kerevizleri soyup kararmamaları için limonlu suya koyarız bu arada göz kararı cevizi rondodan çekip bir kase yoğurta ilave ederiz. 1 çay bardağı kadar mayonezi ve baharatları da ekleriz. Sarımsağı havanda dövüp tuz koyarak yoğurtlu karışıma ekleriz. En son kerevizleri de rondodan geçirip karışıma ilave edip iyice karıştırdıktan sonra portakalların üzerinde servis yaparız. Ben hepsini göz kararı yaptım ama bu ölçüler yeterli sanırım. Kerevizi de rondo değilde rende de yapabilirsiniz.Afiyet olsun...

10 Aralık 2007 Pazartesi

Kahve içip kitap okumanın keyfi etkinliği

Günlük koşuşturma içerisinde kitap okumaya fırsat bulamasamda nedense hep etrafımda kitap olması hoşuma gider. Sanki bir arada bir derede iki satır okuyabilirmişim gibi gelir bana. Ama yine de okuduğum kitaplara bakınca bu kadar sorumluluk içinde sayı olarak hiç te fena değil diyorum. Keşke daha fazla vaktim olsa da okunmayı bekleyen kitaplarımı bitirebilsem.Bitirebilsem diyorum ama alışverişe gidince de kitap reyonunun başından ayrılamıyorum.Kızıma da alıyim oğluma da şu kitap nasıl acaba derken bir de bakmışım eşim alışverişi bitirmiş hadi geç oldu gidiyoruz der.Aaaaaaa ben daha gezmediiiim.Böyle işte kitap konu olunca arsızlaşıyorum bendeniz. Sevgili Burçak'ın böyle bir etkinlik yaptığını görüncede balıklama atladım. Heyecanlandım hahahaha. Gerçektende heyecanlı oldu tanımadığın birisinden kitap hediye almak ve nezaman gelicek, nasıl bir kitap, kimden acaba derken kapı çaldı bir sabah. Hah dedim bu kesin kargo sabahları benim kapımı pek çalan olmazda uyuyorum diye. Bekliyorum ya birde aklıma ilk gelen o oldu. Evet kitabım geldi hemen açtım nasıl sevindim tam benim tarzım, üzerinde bir not güzel dilekler ve çeşitli lezzetleriyle kahvelerim.Ama bir dakika kim bu Müjgan ismini hiç duymadım bloglarda. Hemen açtım bilgisayarı etkinliğe katılanlara baktım tek tek. Yok böyle bir isim.Allah Allah ee ben kiminle müşerref oluyorum acaba diye düşünürken Burçak geldi aklıma hemen bir mail attım o da beni aydınlattı. Sevgili Müjgan bir blogcu değilmiş fakat çok sevdiği kedisinin çok sevdiği doktoruymuş. Bu vesileyle biz de tanışmış olduk.Çok teşekkür ediyorum kahve ve kitap gibi güzel bir etkinlik düzenlediği için Burçak'a ve çok teşekkür ediyorum hiç tanımadığım halde bu kadar zevkli bir seçim yaptığı için sevgili Müjgan'a......

8 Aralık 2007 Cumartesi

Fırında soslu tavuk

Bizim evde sebze yemekleri ve ana yemekler benden, pratik alelacele et, ızgara, balık tavuk, tavalama gibi yapılan yemekler de eşimin elinden çıkar genelde. Ben de arasıra yaparım ama o hazırlarken(yani hazır sofraya oturma durumları) başka oluyor canım. Hıı Hıı Hıı alıyorum kitabımı uzatıyorum ayaklarımı sofra hazıırrrr diye çağırılıncaya kadar oh keyf. Tabii bu keyf yapılan yemekler yenilip, herkez mutfağı terk edene kadar sürüyor. Hahhaha mutfağın halini düşünebiliyormusunuz eeeeee o kadar olucak değilmi. Ya keyfini düşünmeyeceksin kalkıp hazırlayacaksın yada yemekten sonra sofrayı kuran kaldırmıyor yaniii. Olsun ben yine de razıyım hazır sofraya oturması başka bir tat canım helede hazırlayan eşinizse 8=)) Neyse biz bu tavuk tarifini fırına sadece tavuk olarak koyacaksak yapıyoruz. Biliyorsunuz tavuk sade olunca sert ve kuru oluyor fırında. Ama böylesini yapınca daha lezzetli ve yumuşak oluyor.

Malzemeler

isteğe bağlı tavuk, but, göğüs yada bütün
1 kase yoğurt
1 kaşık salça
1/2 çay bardağı sıvı yağ
pulbiber
karabiber
2 iri diş sarımsak
tuz
kekik

Hazırlanışı

Tavuk yıkanıp derileri çıkarılarak folyo serilmiş fırın tepsisine dizilir. Daha sonra malzemeler bir kasede karıştırılıp üzerlerine sürülüp fırına verilir. Yemek pişirme ayarında pişirilir. Sarımsağın yoğunluğunu harcınıza göre az yada çok yapabilirsiniz.Eşim 1 tavuğa 2 iri diş koyuyormuş.Afiyet olsun.

6 Aralık 2007 Perşembe

Karnıbahar Kızartması


Biz bu karnıbahar kızartmasını çok seviyoruz. Aslında biz derken eşim hariç. O evde olmadığı zamanlar onun sevmediği yemekleri yapıyorum ve oğlum karnıbaharı sevdiği için yaptım.Gelelim tarife.

Malzemeler
1 adet orta boy karnıbahar
2 adet yumurta
1 kase un
kaynar su
kızartmalık sıvı yağ
yoğurt
sarımsak
tuz


Hazırlanışı

Karnıbahar yıkanır ve tuzlu kaynar suda haşlanır. Haşladıktan sonra parçalara ayrılıp önce çırptığımız yumurtaya sonra una bulanıp kızartılır.Kızartma işlemi yapıldıktan sonra üzerine sarımsaklı yoğurt dökülüp servis yapılır.Afiyet olsun..







3 Aralık 2007 Pazartesi

İyi ki doğduuun kızııım


Bugün benim minik kızımın doğumgünü. 7. yaşını bitirdi. Seneler ne kadar çabuk geçiyor, koşuşturma içerisinde çocukların nasıl büyüdüklerini anlamıyor insan. Doğduğu günü hatırlıyorum da dün gibi. Her gün ellerini severdim. Avuçlarımın içine alıp öperdim. Bir gün büyüyeceksin ben bu elleri nerede bulurum ne zaman öperim diye. Uzun uzun yanaklarını okşardım. Uzun uzun seyrederdim minik buruşuk yüzü hafızamda kalsın diye. Uzmanlar geceleri çocuklarınızı odalarında yatırın derler ya. Ben memeden kesinceye kadar hep onunla yattım. O minicik bedenine sarılarak her anını doya doya yaşamak istedim ki nasılsa büyüyecek birgün ayrılacak. O günler geri gelmeyecek. Bu günler de geri gelmeyecek. O yüzden çocuklarımın her anını hakkıyla yaşamayı tercih ettim. Artık istesemde o bebek kokularını alamam, minicik ellerini öpemem. E bu saatten sonra çocuk ta yapamam bu yüzden herkeze de tavsiye ederim bebeklerinin o çarçabuk geçen dönemlerini doya doya yaşayın diye.Şu anda 7. yaşını bitirdi hala fırsat buldukça oynuyoruz kıkırdaşıyoruz ama gün içerisindeki işlerden koşuşturmadan bebeklikteki gibi zaman ayıramıyor insan. Daha ileriki yıllarda da çocuk zaten kendisi kopmaya başlayacak ve kendi sevdikleriyle ilgilendikleriyle vakit geçirmeyi tercih edecek o belki yeni keşifleriyle güzel vakit geçirecek fakat biz hafızalarda kalanlarla yetineceğiz. İyi ki doğurmuşum kızım seni. Seni çok seviyorum. Allah uzun, başarılı, mutlu vs. vs. ömürler versin dilerim sana ve senin gibi tüm yavrulara.
Kızıma güzel bir pasta yapmak istedim ama babası dışarıdan alıcanı söyleyince eh dedim al öyleyse. Ben de kurabiye yapıyim bari. Geçenlerde yaptığım kurabiyelerimi bu sefer şirin kalıplarla şekillendirdim. Üzerlerini de royal ıceing le süsledim.Tarifi veriyorum. Afiyet olsun.
Malzemeler
1 yumurta sarısı
1 çay bardağı pudra şekeri
5 fincan eritilmiş margarin
kabartma tozu
2 su bardağı un
Hazırlanışı
Yumurta ve pudra şekeri karıştırılır. Eritilmiş yağ ilave edilir. İyice karıştırdıktan sonra un ve kabartma tozu da eklendikten sonra fazla sert olmayan bir hamur yoğrulur. Hamur bir merdane yardımıyla açılarak kurabiye kalıplarıyla şekillendirilerek yağlanmış tepsiye dizilir.Ben dizmeden önce çöp şişlere taktım ve öyle pişirdim.Az ısılı fırında pişiriyoruz. Fırından çıktıktan sonra soğumasını bekleriz ve üzerine royal ıceing ile süslemeler yaparız.

1 Aralık 2007 Cumartesi

Kablomdaki problemden dolayı hala bilgisayarımı kullanamıyorum. Bu yüzden de yeni tariflerim olsada aktaramadığım için baya bir ara vermek zorundayım. Ama tek elimle kabloyu tutarak şöyle bir siteleri gezebildim ve çok şeyler kaçırmışım heralde. Özellikle sevgili Esra için düzenlenen Kevgir dergisine katılımlar olmuş kaçırmışım. Çok üzüldüm. Ben de bu çalışmada bulunmak isterdim ama kısmet değilmiş. Gerçekten çok üzüldüm. Kevgi're de tam bakamadım. Sadece resimleri gezdim eminim çok güzel paylaşımlar olmuştur. Emeği geçen herkezin ellerine sağlık. Çok emekli bir dergi olmuş.Neyse kablo problemimi çözdüğüm zaman Kevgir de yer almasada sitemde Esra'dan tarifler yapmaya söz veriyorum. Ben gelemesemde siz beni ziyarete devam edin canlarım. Çok fazla sürmez inşallah. Çünkü ben çoook sıkılıyorum oyuncağım olmayınca.Sevgiler....