
30 Ekim 2008 Perşembe
Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun

25 Ekim 2008 Cumartesi
19 Ekim 2008 Pazar
Dünya çapında arkadaşlarınız olan bloggerlarını tanıtmak amaçlı bir ödülmüş bu...Ödül sürekli alıcı tarafından devrediliyor ve her alan kişi kendine gönderenden 1 fazla kişiye yollamalıymış bunu.
Kahve ve Kitap Etkinliğinden tanıştığım ve o zamandan beridir blogunu keyifle takip ettiğim, mesajlarına değer verdiğim sevgili blog arkadaşım Bir Demet Fesleğen-Eda beni bu ödüle layık görmüş.Çok teşekkür ediyorum kendisine beni de listesine dahil ettiği için. Ben de kendi listemi oluşturup blog arkadaşlarıma ödüller dağıtıyorum. Yalnız bir ayrıntı var. İsmi geçen blogların tekrar yazılmaması gerekiyor aynı blogların dönmemesi açısından. Listemde ayrım yapmamaya çalıştım fakat daha fazla yazarsam sizlerin listenize koyucak blog sayısı azalır bu yüzden bu kadar yazıyorum.Kolay gelsin.
http://mutfaktazen.blogspot.com/
http://mutlulukmutfaktagizlidir.blogspot.com/
http://pastacipapatyalar.blogspot.com/
http://sarimutfak.blogspot.com/
http://serinmavi.blogcu.com/
http://tabakta.blogspot.com/
http://ufukmutfakta.blogspot.com/
http://yemekbahane.blogspot.com/
http://elmasekeri.blogspot.com/
http://leziztarifler.blogspot.com/
http://saripapatyalarim.blogcu.com/
http://mukonungunlugu.blogspot.com/
http://disal.blogspot.com/
http://inciceylan.blogcu.com/
http://bocuruk.blogcu.com/
http://baharcicegi.blogspot.com/
http://meleginmarifetleri.blogspot.com/
http://bengisu-abihayat.blogspot.com/
http://aysee26.blogcu.com/
http://ebrulitat.blogspot.com/
http://eldaninannesi.blogspot.com/
http://ferhanca.blogspot.com/
http://fidaneli.blogspot.com/
http://misgibikoktu.blogspot.com/
http://kalbegidenyol.blogspot.com/
http://soframiz.com/
http://binbircesni.blogspot.com/
http://laledensecmeler.blogspot.com/
http://yanya-evenez.blogspot.com/
http://lamamutfakta.blogspot.com/
12 Ekim 2008 Pazar
Mayalı Poğaça
Malzemeler
1/5 bardak ılık süt
1 bardak yarısı katı,yarısı sıvı yağ
2 yumurta - biri üstüne
Çeyrek maya
Yarım kuru maya
1/2 çaybardağı kabartma tozu
1 şeker kaşığı tuz
Alabildiği kadar un
Hazırlanışı
Elenmiş unu geniş bir kaba koyarak, ılık sütte erittiğiniz mayaları ilave ederek diğer malzemeleri de ekleyip hamuru yoğurduktan sonra mayalanmaya bırakıyoruz. Mayalanan hamuru cevizden az büyük parçalar yuvarlayarak yağlanmış tepsiye diziyoruz.Üzerine yumurta sarısı sürerek fırına sürüyoruz.Afiyet olsun.
7 Ekim 2008 Salı

(Aşkın şu günlerde anlamının değişmesine istinaden)
diyor yazının başlığında
Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı… Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu. İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı. Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki! Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.''Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?'Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu. Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.'Sevgilim' diye başlıyordu,'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim. 'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.' 'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.' 'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.' '
İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz. Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir. Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır. Hayat tam da böyle bir şeydir.