22 Kasım 2007 Perşembe

Pırasa Mıhlaması

Sevgili Tijen'in pırasayla ilgili yazısından sonra pırasa mıhlamasını yapmak şart oldu. Aslında çok kolay ve bilinen bir yemek olduğunu tahmin ediyorum. Ama
Tijen'cim merak ettiği için hemen yaptım ve yayınladım.Hem de ne zor şartlar altında. Yine de merak edip yapacağınızı düşündüğüm için bir an önce tarifi yaziyim ki bilgisayar kapanmadan belki de uzun zaman açamayabilirim. En azından Tijen'in bu tarifi beklediğini biliyorum.Yanlış anlamayın yemeği yapmak zor değil bu yazıyı yayınlamak anlamında zor şart dedim.Bu arada iki satır yazıp kaydediyorum. Çünkü bilgisayarın kablosu koptu tek elimle yazıp tek elimle kabloyu tutuyorum. Yazının ortasında kapanırsa açamayabilirim. Kaydettiklerimden tarifi anlayabilirsiniz umarım. Allahım inşallah sonuna kadar kapanmaz da bu yazıyı bitiririm. Ondan sonra kimbilir ne zaman soket alırsak o zaman bilgisayarımla ben kavuşacağız kesintisiz yayına.Neyse pırasa hakkında yazalım biraz. Bu mıhlamayı bana eşim öğretti. Belki daha önce de yazmışımdır, benim mutfakta bir aşcım var her şeyi birbirine katar leziz tatlar ortaya çıkar. Hiç umulmadık yemeklere bir kaç ilave yapar ve gerçekten de farklı ama lazzetli olur. Pırasa mıhlaması da öyle bir şey işte. Orjinali kıymalı fakat biz katıp karıştırıyoruz ya, her yapmamızda kıyma yerine o anda ne varsa onu koyuyoruz. Deneme de olsa hepsi çok güzel oldu. Aşağıda not olarak düştüm. İçine başka neler koyabileceğinizi. Pırasanın yemeğini de zeytinyağlısını da çok severim. Yalnız benim ev ahalisi pek naneli yiyorlar onları tırtıklayıp bırakıyorlar, ben de artık otur kalk bitene kadar yemek zorunda kalıyorum. Kendi canım istemediği sürece yemek ve zeytinyağlı yapmıyorum ama mıhlama yapınca benden çok yiyorlar:))İşte durum böyle ben lafı fazla uzatmadan kablo kaymadan çünkü elim uyuştu, hemen tarife geçiyim.Şimdiden afiyet olsun..Tijen'cim sanadaaaaaaaaaa........
Malzemeler

1 kilo pırasa
2 adet soğan
250 gr kıyma
sıvı yağ
pulbiber
karabiber
tuz

Üzeri için

3 adet yumurta
1 kaşık tereyağ yada isteğe bağlı sıvı da olabilir


Hazırlanışı


Soğanlar yemeklik doğranır.Tavada yağda kavrulur. Üzerine kıyma koyularak beraber kavurmaya devam edilir. Kıymalarda iyice kavrulduktan sonra baharatlar ve tuz ilave edilir. Daha sonra pırasalar da ilave edilip kavrulur. Bir kapak kapatılıp pırasaların iyice yumuşaması beklenir. Pırasalar piştikten sonra yumurtalar ister çırpılarak, ister lop olarak pırasanın üstüne dökülür ve tekrar kapak kapatılıp biraz pişmesi beklenir. Bu arada eritip kızdırdığımız yağı kapağı kaldırıp şöle bir yumurtaların üzerinden gezdirip cossss yaptırıp kapağı kapatıp ateşi söndürürüz.Servis yaparken üzerine karabiber serpebiliriz.

Not: Pırasa mıhlamasına kıyma yerine ince kıyılmış pastırma, sucuk, sosis gibi evde hangisi varsa koyabilirsiniz. Eğer hiçbiri yoksa çok az çemen koyarak ta aynı tadı alabilirsiniz. O da yoksa bu malzemelerin hiçbiri olmadan sadece soğanla kavurup baharatları koyup yumurta kırın yine süper oluyor. Hepsini denedim. Sabah kahvaltılar da da akşam yemek olarak ta yenilebilir. Afiyet olsun.

21 Kasım 2007 Çarşamba

Zeytinyağlı Biber Dolması


Aslında biber dolmasının içinde daha fazla malzemeler olur. Ama malum evdekilerin damak tadına göre olunca bazı malzemeler çıkarılmak zorunda kalıyor. Kimisi maydanoz sevmez ,kimisi nane sevmez, mesela eşim hem nane hem kuş üzümünü sevmiyor. Durum böyle olunca daha sade bir zeytinyağlı çıkıyor ortaya. Gerçi ben tarifte nane yazdım ama kendim koymadım. Yalnız nar ekşisi süper bir lezzet zeytinyağlılar için. Sanki bütün malzemeleri eksiksiz koymuş gibi aynı tadı verdi. Size de tavsiye ederim. Afiyet olsun...
Malzemeler

1 kilo Dolmalık biber
2 bardak pirinç
2 adet soğan
1 tutam nane
1 çay bardağı nar ekşisi
pulbiber
karabiber
tuz
3 kesme şeker
Sıvı yağ
1 adet domates

Hazırlanışı

Bir tavaya sıvı yağ koyup soğanlar yemeklik doğranıp kavrulur. Ayıklanıp yıkanmış pirinç üzerine eklenip biraz kavurduktan sonra, tuz, karabiber,pulbiber,şeker ilave edilip iyice pirinçler diri diri olana kadar kavrulur. Ateşten aldıktan sonra nar ekşisi ve nane de ilave edilir karıştırılır. İçimiz hazırlandıktan sonra diğer tarafta saplarını koparıp yıkadığımız biberleri alırız ve biberleri tam doldurmayacak şekilde kaşık yardımıyla iç koyarız. Üzerlerine domates kesip kapak yaparız. Doldurulmuş biberleri bir tencereye dizip üzerlerinden sıvı yağ gezdirerek ve biraz da tuz serperek ateşe koyarız. 1 yada 2 su bardağı su ilave edip kapağını kapatırız. Kısık ateşte pişiririz. Afiyet olsun.....

17 Kasım 2007 Cumartesi

Kaynana Çatlatan Etkinliği ve Mini Pastalar

Bir etkinlik daha ve bir tarif daha......Sevgili Lale'ye böyle bir etkinlik başlattığı için teşekkür ediyorum. Gerçekten çok güzel bir konu. Böylece bizlerde değişik tatlar ve sunumlar aradığımızda ''hımmmm Kaynana Çatlatana bir bakalım orada değişik birşeyler vardır'' diyerek tarifler alabiliriz. Aslında kaynana kelimesini pek sevmesemde kayınvalidenin kestirmesi oluyor ya o yüzden konuşurken kaynana diye çıkıveriyor işte ağızdan. Ben bu tarifi kaynanamı çatlatmak için hazırladım desem olmaz çünkü kaynanam bayaaaa ama bayaaaa marifetlidir ve yeni tarifler denemeyi, olmayan tutmayan tarifleri de bir şekilde evirip çevirip yenecek hale getirmeyi bilir. Şimdi yiğidi öldür hakkını yeme yani durumları. Yine de tüm kaynanalara ithafen bu etkinliğin yüzü gözü hürmetine kaynanalara saygılarrrr diyorum. Geeleceğin kaynana adayı olarak tarifime geçiyorum.
Malzemeler

2 yumurta
2 bardak şeker
3 bardak un
1 bardak süt
1 çay bardağı sıvı yağ
kabartma tozu
vanilya
ceviz
üzüm

Süslemesi için

Dr Oetker çikolata sosu
2 bardak süt
Hindistan cevizi

Hazırlanışı

Aslında herkezin elinin altında olan bir kek tarifi vardır. Bildiğiniz bir kek tarifi de olabilir.Yumurtaları kırıp şekeri ilave ediyoruz ve mikserle çırpıyoruz. Sütü ve sıvı yağı da ilave edip karıştırdıktan sonra, un, kabartma tozu, vanilya, üzüm ve ceviz içini karıştırıyoruz.Karışım kıvamına geldikten sonra fırın tepsisini yağlayıp üzerine döküyoruz. Fırınınızın kek pişirme ayarında pişiriyoruz. Diğer tarafta da Dr Oetker paketinin üzerindeki tarife göre sosu hazırlıyoruz. Tarifte ikibuçuk bardak süt demiş, ben 2 bardak koydum daha koyu olsun diye.
Kekimiz piştikten sonra soğuyunca ağızı geniş bir bardakla kekin üzerine bastırarak yuvarlaklar çıkarıyoruz. Bu yuvarlakları sosumuzun üzerinde tekerlek gibi gezdirerek yanlarını sosa buluyoruz. Aynı işlemi hindistancevizinin üzerindede yapıyoruz ve temiz bir poşetin altını çok ince delerek içine sos koyup kekimizin üzerini süslüyoruz. Afiyet Olsun Kaynanacığımmm.

13 Kasım 2007 Salı

Tatlı Rüya


Tatlı krizine girdiiimm. Evet akşam otururken nedense bir an çok talı ama şerbetimsi olmayan bir tatlı yemek istedi canım. Heralde her insanda olur bu garip lezzetler isteme krizleri. Bazen ekşi, bazen tuzlu, yada bol bol su. Derler ya vücutta ne eksikse onu istermiş ve sinyallerini verirmiş. Heralde benim de vücudum bu akşam çoook tatlı eksikliği yaşadı ve kendimi mutfakta arayış içerisinde buldum. Amaaaa neyin tadına baktıysam olmadı, ıııhhhhh istemiyo, bende hemen aklımı fikrimi çalıştırıp dur bakiim ben şimdi bir çaresini bulurum dedim ve dolapta yarım kalan kremşantiyi, yine son kalmış 2 dilim keki ve böğürtlen reçelini karıştırıp yemeye karar verdim. Yalnız ben pek reçel yiyemediğim için bu karışımı kendime sevdirecek ve yedikten sonra bir daha tatlı istemeyecek duruma getirdim. Hiç te fena olmadı hatta çok güzel oldu. Büyük bir keyifle yedikten sonra gerçekten bir daha tatlı yemek istemedim. Hafif ve kararında oldu. Hepinize kriz anlarında tavsiye edebilirim. Bu tavsiyemi görsel olarak ta size sunmak isterken ortaya bu tarz birşey çıktı ve ismini biran tatlı rüya koymak istedim. Ne dersiniz yakışmamışmı?

Hazırlanışı

Evinizdeki büyük bir kadehin içine 2-3 günlük kalmış kekinizi robottan çekerek bir kısmını en alta gelecek şekilde koyarız. Daha sonra kremşantiden bir miktar kapatıp üstüne istediğiniz bir reçel koyarız. Aynı şekilde bir kat daha kek, kremşanti ve reçel döşeyip fotoğrafını çekeriz. Afiyetle yeriz.........

6 Kasım 2007 Salı

7. 11. 2007 Vişneli pasta



Dün akşama kadar dolaştım. Eczaneleri, aktarları, pastaneleri ve tatlıcıları. Ama yapmayı düşündüğüm pastanın malzemelerini bir türlü bir araya getiremedim. Bloglarda gördüğüm ve ben de bu pastalardan yapmalıyım dediğim pastaların malzemelerini ne yazıkki bulabilmek imkansız. Kimi nerede kullanıcaksın , kimi bu malzemeler pastada kullanılmaz, kimi şööööleeee allah allah işi gücü yok mu bunun der gibi, yani aradığım malzemeleri hepsi de gereksiz gördüler. Çooook üzüldüm bütün heyecanımı alt üst ettiler. Kafam karıştı malzemelerden geçtim bu sefer yararlı mı? Zararlı mı? Zararlı olsa bu kadar yapan olmaz. Oktay Usta bile yapıyor, gıda uzmanı da onaylamış gerekli ölçüler aşılmadığı sürece kullanılabilir diyor. Acaba dedim pastanın dışı güzel olsun da yerken içini yeriz diye mi yapıyorlar.:) Kendimi o kadar şartlamıştım ki karmakarışık oldum. Oysa ben kendime doğumgünü hediyesi yapıcaktım. Şeker hamurundan, kafamda tasarladığım bir model vardı ve onu yapmayı çok istiyordum. Neyse eve geldim karnımızı doyurduktan sonra ne yapabilirim diye düşünürken her zaman yaptığım pandispanyayı yapmaya karar verdim. 'Hele bir başlayım devamı gelir' düşüncesiyle ne kadar aklım şeker hamurunda kaldıysada işe koyuldum. Aslında kakaolu pastaları daha çok severim değişiklik yapmak istedim nedense. Bu pastamı sade kremalı ve vişneli yaptım. İçi güzel oldu dışını da krema ile kaplayarak krem şantiyle süsledim. Süslemesi de çok komik geldi bana ama photo scape ile birşeyler yaparak şirinleştirmeye çalıştım. Olsuuuunnn yine de benim doğumgünüm kutlu olsuuunnn. Öyle böyle bir pasta çıktı ortaya akşama da tadına bakıcaaz . Kızım ben okuldan gelene kadar yemeyin dedi. Tabi onun derdi başka mumları o söndürücek sanki yolun yarısına gelen o. Bak şimdi kendi kendimi hüzünlendirdim. Gerçekten yolun yarısı derler ya şaka maka gidiyorum o yarıya doğru. İnsan yeni yaşına girerken sevinmeli mi üzülmeli mi acaba? Aslında düşününce yaşanılan her gün insana yeni bir şeyler öğretiyor. Farklı bir olgunluk getiriyor. Önceden yaptığın yada yapmayı düşündüğün şeyleri yaş ilerledikçe yapmak anlamsız gelebiliyor. Neden kızdığın, Neden üzüldüğün, neden ağladığın yada güldüğün o anda belki olması gereken oyken ilerleyen yaşlarda aman ben de, ne varmış kafama takmışım yada ne gereksiz şeylerle uğraşmışım diyebiliyor insan. Belki de bugün çok olgun düşüncelerde ve hareketlerde bulunduğumuzu zannediyor olabiliriz, daha da ilerilere gittiğimizde anlayacağız. Yaşın getirileri ve götürüleri her ne ise yaşanacak ömrümüz olduğu sürece yaşayıp göreceğiz. Önemli olan Allah'ın bize armağan ettiği bu güzel hayatı doğduğumuzda ne kadar mükemmelsek öldüğümüzde de o kadar mükemmel olarak yaşamış olmak............. Bu böyle uzayıp gider. En iyisi düşünmeden bize gelen neyse onu yaşayıp sevdiklerimizle ve sevenlerimizle hep beraber iyi ki doğduuun Aslııııııııııııııııı.......Diyerek buradan annecime de beni dünyaya getirdiği için teşekkür ederek tarifime geçiyorum.
Malzemeler
Pandispanya için:
4 yumurta
4 fincan un
4 fincan şeker
kabartma tozu
vanilya
Krema için:
4 su bardağı süt
4 kaşık un
5 kaşık şeker
vanilya
2 kaşık hindistan cevizi
küçük bir parça katı yağ
Süsleme için:
Vişne taneleri
Vişne reçeli
Krem Şanti
Hazırlanışı
Pandispanya
Yumurtalar ve şeker mikserle rengi açılıncaya kadar çırpılır. Un kabartma tozu ve vanilya da eklenerek karıştırılır.Pasta yapacağınız boyuta göre bir kalıpta 160 derece de pişirilir. Ben yuvarlak borcamda pişirdim.
Krema
Sütü bir tencereye boşaltıp diğer malzemeleri de içine ilave ederek kısık ateşte koyulaşana kadar karıştırın. Krema kıvamına gelince ateşten alıp üzerine katı yağı koyun ve yağı karıştırarak eritin.
Kremşantiyi tarifine göre yapıp dolapta bekletin.
Kekimiz fırından çıkınca soğuduktan sonra ortasından ikiye bölün ve arasına hazırladığınız kremanın yarısını dökün. Kremanın üzerine( ben dondurucudan çıkardım) vişneleri istediğiniz şekilde dizin ve diğer keki de üzerine kapatın. Kalan kremayı kekin üzerine güzelce sürün etrafını düzeltin. Dolaptaki kremşantiyi çıkartıp. 2 - 3 kaşık bir kaba alıp vişne reçeliyle (tanesiz) karıştırın ve bu karışımı pastanın sadece üst kısmına sürün. Vişnelerle süsleyin. Diğer kalan kremşantiyi de isteğe bağlı süslemede kullanın. Afiyet olsun......

4 Kasım 2007 Pazar

Muffin

İlk denememde tamamen fiyaskoyla sonuçlanmıştı muffin yapımı. Ama ben yılmadım tekrar denemeye karar verdim ve sevgili nino'nun tarifiyle başarıya ulaştım. Öncekinde sanırım biryerlerde hata yaptım ki olmadı. Yalnız bu muffinler gerçekten çok güzel oldular. Yumuşacık tam tadında, evdekilerde çok beğendiler. Ben sade yaptım o yüzden tarifi asıl haliyle nino'dan aktarıyorum.Deneyin siz de beğeneceksiniz.Afiyet olsun.

Tarif için TIKLAYINIZ